» Av. Barış Çabuk Blog Yazıları

Çek Uygulaması




1.    Çekten Cayma

Çekten cayma, düzenleyenin muhatap bankaya verdiği, çekin ödenmemesi yönünde bir talimat, başka bir deyişle, bankaya tanınmış bulunan çeki ödeme yetkisinin geri alınmasıdır. Çek lehtarını ve hamillerini korumak ve bu suretle çekin ödeme aracı olarak kullanılmasını özendirmek amacıyla, düzenleyenin bankaya vermiş olduğu çeki ödeme yetkisini her zaman geri alabilmesi engellenerek, bu yetkinin ibraz süresi sona erdikten sonra kullanılmasına imkân sağlanmıştır. TTK m.799/I uyarınca çekten cayma, ancak ibraz süresi geçtikten sonra hüküm ifade etmektedir. Çekten cayma terimi ile bankanın ödeme yetkisinin geri alındığı belirtilmekte, yoksa çekin bütünüyle geçersiz hale geldiği ifade edilmemektedir. Çekten cayılmasına rağmen çek ciro edilebilmekte, ciro fonksiyonlarını ifa etmekte, çekin içerdiği cirolar ve diğer kambiyo kayıtları ve dolayısıyla müracaat hakları varlıklarını sürdürmektedir.

Cayma beyanı herhangi bir şekle ve süreye tabi değildir. Çeki düzenleyen, çek ödeninceye kadar cayma beyanında bulunabilir.

28.02.2009 tarihinde yapılan değişiklik öncesi yürürlükte olan Kanun uyarınca, çekin ödenmesinin menedilmesi mümkündü. Caymadan farklı olarak menetme ibraz süresi içerisinde sonuçlarını doğurmakta ve çekin ödenmesi engellenebiliyordu. Bugün çek rızası olmadan elinden alınan, iptal hükümlerine başvurup ödeme yasağı kararı alabilir.

Çekin ödenmesinin menedilmesi, son yıllarda çek uygulamasında öne çıkan bir uygulamadır. Kanun koyucu 5838 sayılı kanun (Çek Kanunu) ile düzenleyen tarafından çekin ödenmesini yasaklayan 6762 sayılı TTK m.711/III hükmünün tamamen kaldırıldı. Ayrıca bu hüküm, 01.07.2012’de yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’ya da alınmadı. Böylece, uygulamada sorun çıkaran ve çekte ödemelerde güvensizlik yaratan keşideci tarafından çekin ödenmesinin yasaklanması hükmü terk edilmiştir.

2.    Çekin İptali

TTK m.651/I uyarınca kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. II. Fıkraya göre kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptalinekarar verilmesini isteyebilir.

TTK m.652’ye göre iptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senetdüzenlenmesini isteyebilir.

Çekin zayi olması; çalınma, kaybolma, yanma, yırtılma gibi nedenlerle hamili tarafından ibrazının imkânsız olması ya da çekin hamilin elinde olmasına rağmen üzerine bir şey dökülmesi, silinmesi gibi nedenlerle üzerinde yazılı bulunan hakkın saptanmasının zorlaşması, imkânsız hale gelmesidir. Çekin zayi olması muhtelif şekillerde olabilir. Bu konuda herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.

Çekin zayi olması halinde, çek üzerinde hak sahibi olan kişinin talebi üzerine mahkemece çekin iptaline karar verilebilir.

Çekin çalınma veya kaybolma gibi kullanılmasına imkân olan ziyaı hallerinde, senedin kullanılmasını, bu bağlamda devredilmesini ya da ödeme talebi ile borçluya ibraz edilmesini önlemek için bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekebilir.

Uygulamada çekin doğumuna neden olan temel ilişkinin hiç bulunmadığı, tamamen ya da kısmen ifa edilmediği ya da iradeyi bozan nedenlerle sakatlandığı hallerde olduğu gibi, çekin düzenlenmesine ya da devredilmesine dayanak olan hukuki nedenin hiç bulunmaması, tamamen ya da kısmen ortadan kalkması ya da hükümsüz olması vs. hallerinde iptal davası adı altında dava açılmaktadır.

Her ne kadar iptal davası olarak açılsa da, bu dava teknik anlamda İİK m.72 uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.

İptal davası ile Menfi Tespit davası arasındaki farklar:

1-   İptal davası çekişmesiz yargı, menfi tespit davası ise çekişmeli yargı işlerindendir.

2-   İptal davasında çek maddi olarak zayi olmuştur, ancak içerdiği hak varlığını ve geçerliliğini korumaktadır. Menfi tespit davasında maddi olarak çek varlığını korumaktadır, fakat içerdiği hak, kısmen ya da tamamen ortadan kalkmıştır.

3-   İptal davasını ziyaı sırasında çeki elinde bulunduran kimse açabilir. Menfi tespit davasını ise borçlu olmadığını iddia eden kimse açar.

İptal davası sonucunda alınan iptal kararı ile çeki zayi ettiğini söyleyen kişinin iddiası ispatlanmış ve buna bağlı olarak çek iptal edilmiş olmaktadır.

Ancak iptal davası sonucunda alınan karar maddi hukuku ilgilendiren bir karar olmadığından, çeki elinde bulunduran kişinin, çekin haksız olarak iptal edildiği savını ileri sürerek, lehine iptal kararı verilen kişiye karşı, senet bedelinin bu kişiye ödenmiş olması halinde sebepsiz zenginleşme davası, senet bedeli henüz ödenmemişse hak sahipliğine yönelik muarazanın men’i ile yeni çek düzenlenmiş olan hallerde ayrıca bu senedin iadesi (istirdadı) davası açması mümkündür.

 

Çekin Karşılıksızdır İşlemi

Çek Kanunu m.3/II’ye göre karşılıksızdır işlemi, kanuni ibraz süresi içerisinde ödenmek üzere muhatap bankaya ibraz edilen ve bankanın çek hamiline kısmen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanmayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır. 

Bu işlem artık karşılıksız çek düzenleme suçu değil, idari nitelikte bir yaptırımdır.

Kanunda açıkça, karşılıksızdır işleminin yapılabilmesi, çekin kanuni ibraz süresi içinde ödenmek üzere muhatap bankaya ibraz edilmesi şartına bağlı tutulduğundan, ileri tarihli bir çekin, düzenleme tarihinden önce ödenmek üzere muhatap bankaya ibraz edilmesi, 31.12.2017 tarihine kadar geçersizdir.

Çek Kanunu m.3/IV uyarınca hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz.

Hamil bu çekle hukuki takip için müracaat borçlularına başvurabilir.

Hamilin başvurma hakkının kapsamı TTK m.810’da düzenlenmektedir. Maddeye göre Hamil, başvurma yolu ile;

a) Çekin ödenmemiş olan bedelini,

b) İbraz gününden itibaren bu tutarın faizini,

c) Protestonun veya buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer giderleri ve

d) Çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini,

İsteyebilir.



Ad Soyad :
E-Mail :
Web Sitesi :
Yorumunuz :
    Resimdeki karakterleri yazınız
   
web tasarım