» Av. Barış Çabuk Blog Yazıları

Bono – Resmi Belgede Sahtecilik Suçu - Özel Belgede Sahtecilik Suçu – Dolandırıcılık – Hile – Sahtecilik Suçlarında Aldatma Kabiliyetinin Bulunup Bulunmadığının Takdiri, Haksız Yarar Elde Etme




Yargıtay 11 Ceza Dairesi 2012/ 22200 E., 2014/ 6073 K. sayılı ve 31.03.2014 tarihli kararında;

“1- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, mahkumiyet hükmünün konusunu teşkil eden suça konu bono celp edilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, tahrifatın iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,

 

2-) Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Somut olayda sanığın, alacağına karşılık olarak katılandan aldığı 1.500 TL bedelli 06.06.2006 ödeme tarihli bononun miktar ve tarih kısmında tahrifat yapmak suretiyle 10.500 TL’ye çevirerek alacak davası açmak şeklinde gerçekleşen eyleminde mağdurun iradesinin hile ile fesada uğratılması söz konusu olmayıp, mahkemenin vereceği karar sonucuna göre haksız yarar elde edilmeye çalışılması nedeniyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi,

3-) Suça konu bononun ilk düzenlendiği andaki 1.500 TL’lik değeri itibariyle geçerli olduğu gözetilerek, bonoya bu miktar üzerinden geçerli olduğu şerhi düşülüp, hak sahibine iadesi yerine yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,

4-) Kabule göre de;

      Dosya içerisinde okunaklı ve onaylı örneği bulunan suça konu bonoda, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre bulunması zorunlu unsurlardan olan tanzim tarihinin bulunmaması ve “(G.) Mah. (A) Apt. No:5 No:56” biçiminde gösterilen tanzim yerinin, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir il, ilçe, bucak, köy, gibi bir idari birim adını ifade etmemesi nedeniyle sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu gözetilmeyerek, yazılı şekilde “resmi belgede sahtecilik” suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,

         Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,”karar verilmiştir.  

 

 

  



Ad Soyad :
E-Mail :
Web Sitesi :
Yorumunuz :
    Resimdeki karakterleri yazınız
   
web tasarım