» Av. Barış Çabuk Blog Yazıları

Menkul malların haczine dayalı istihkak davalarında YETKİLİ MAHKEME




Taşınır Malların Hacine Bağlı Açılacak İstihkak Davalarında Yetkili Mahkeme 

Bu yazımda taşınmazlara ilişkin istihkak davası (Mülga 1086 S. HUMK. md. 13, yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK md.12)  ve iflasdaki istihkak davaları (2004 sayılı İİK md. 228) dışında kalan taşınır malların haczine bağlı açılacak istihkak davalarında yetkili mahkemenin belirlenmesini tartışacağım.

Türk Medeni Kanunu’nun Eşya Hukukuna ilişkin düzenlemeleri incelendiğinde TMK’nun 618. maddesi şöyledir.“Bir şeye malik olan kimse, o şeyde kanun dairesinde dilediği gibi tasarruf etmek hakkını haizdir; haksız olarak o şeye vaziyed eden herhangi bir kimseye karşı istihkak dâvası ikame ve her nevi müdaheleyi menedebilir.” Kanun maddesi incelendiğinde;  M.K.’nun 618. maddesi mülkiyet hakkı sahibine; birisi istihkak davası, diğeri de müdahale veya tecavüzün önlenmesi davasın açabilme olanağı vermektedir. Yasa maddesindeki istihkak davasından kasıt sadece İİK da düzenlemesini bulan İcra Mahkemeslerinin görevine giren istihkak davalarını kapsamayıp geniş manada kullanılmıştır.  

Bildiğiniz üzere 1086 sayılı yasa döneminde, taşınır malların haczine ilişkin istihkak davaları, icra takibinin yapıldığı yerde veya haczi yapan talimat icra dairesinin bulunduğu yerde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilmekteydi. (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2006/2485 E, 2006/12448 K. ve 14.11.2006 tarihli kararı)

Yani 1086 sayılı 512/1 maddesi eski HUMK md. 9 u ortadan kaldırmamaktaydı ve her şeyden önce istihkak davası diğer kanunlarda öngörülen ayrıcalıklar dışında Anayasa'nın teminatı altında olan doğal ( tabii ) hakimi önünde açılabilmekteydi. Usulün 512. maddesi bunun aksine bir hükmü de içermemekteydi. O halde, kanunda ayrıca belirtilmiş olmadıkça kural olarak istihkak davası, hakkında dava açılan kişinin veya kişilerin ikametgahları mahkemesinde de açılması mümkündü. Bu genel kuralın ayrıcalıkları ( İstisnaları ) arasında taşınmazlara ilişkin istihkak davası ( H.U.M.Kanun 13. madde ) ile iflastaki istihkak davası ( İ.İ.K. 228. madde ) olarak gösterilmekteydi. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 1989/224 E., 1989/147 K. sayılı 27.03.1989 tarihli kararı)

Acaba mülga 1086 sayılı HUMK'nin 512/1 maddesinin yürülükten kalkması ve 6100 sayılı HMK'nunda bu düzenlemeye ilişkin yeni bir düzenlemenin olmayışı karşısında yukarıdaki kural ortadan kalkmış mı bulunmaktadır.  

Eski düzenlemede olduğu gibi gayrimenkulün aynına ilişkin davalar hariç olmak üzere menkul mallarda mal varlığı haklarından olması nedeniyle mülkiyet hakkına ilişkin açılacak istihkak davalarında  yetkili mahkeme kamu düzenine ilişkin olmayıp kesin yetki de söz konusu değildir. (Bknz 6100 sayılı HMK’nun 12/1 maddesi) Bu nedenle menkul mallarda mülkiyet hakkına dayalı açılacak davalarda (istihkak, müdahale veya tecavüzün önlenmesi) 6100 sayılı yasanın genel yetki başlıklı 5. maddesi uyarınca davalının ikametgahı adresinde açılabilecektir.  Bu hususa İcra ve İflas Kanunu’nun 50. maddeside açıkça cevaz vermektedir. İİK md. 50 gereğince HMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri yollama suretiyle takip hukukunda da uygulanır.

Buraya kadar yapmış olduğum açıklamalar ışığında hacze dayalı istihkak davalarında davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu açıktır. Ancak hacze dayalı istihkak davalarında 512. maddenin yürürlükten kalkması nedeniyle asıl oluşan sorun; esas takibin yapıldığı yer mahkemesi ile haczi tatbik eden talimat icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin de bundan sonra yetkili mahkeme olup olmadığıdır. 

Belirtmek isterim ki; İİK’nun istihkak iddiası ve istihkak davalarına ilişkin özellikle 96, 97 ve 99. maddeleri ayrı ayrı ve/veya kül halinde incelendiğinde yasa maddelerinde bahsi geçen ve açıkça yasayla davayı görmeye görevlendirilen icra mahkemesinden kasıt, icra takip muamelesini gerçekleştiren icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesidir. Yani yasada açıkça yetki belirtilmemiş dahi olsa yetkili mahkeme esas icra takibinin başlatılıp haciz kararının verildiği icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesi olduğu gibi haczi uygulayan talimat icra müdürlüğünün de bağlı bulunduğu icra mahkemesi davayı görmeye İİK’nun 13 ve 16. maddesi de nazara alındığında yetkilidir. Hukuk mantığı da bunu gerektirmektedir.  

Uygulamada 1086 sayılı HUMK'nun 512. maddesinin tamamen yürürlükten kalması ve 6100 sayılı HMK'da bu konuda açık bir düzenleme yapılmaması  nedeniyle kafaların hayli karışacağı ve icra mahkemelerince de hatalı kararlar verilebilecektir. Ancak kanaatim şudur ki; Yargıtay'ın uygulamaya ilişkin verdiği ve yukarıdaki görüşümüzü destekleyen eski- ilke kararlarından dönmeyecektir.

Av. A. Barış ÇABUK    

  



Ad Soyad :
E-Mail :
Web Sitesi :
Yorumunuz :
    Resimdeki karakterleri yazınız
   
web tasarım