» Av. Barış Çabuk Blog Yazıları

Aile Başkanının Sorumluluğu-Görevli Mahkeme-Aile Mahkemesi




4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 367. maddesi uyarınca “aile halinde yaşayan birden çok kimsenin oluşturduğu topluluğun kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenen bir ev başkanı varsa, evi yönetme yetkisi ona ait olur. Aile halinde yaşayan birden çok kimsenin oluşturduğu topluluğun kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenen bir ev başkanı varsa, evi yönetme yetkisi ona ait olur.” Ayrıca aynı yasanın “Ev Düzeni ve Gözetim Başlıklı” 368. maddesi "Birlikte yaşayan kimseler evin düzenine tabidir. Bu düzenin kuruluşunda ev halkından her birinin yararı adil biçimde gözetilir. Ev başkanı, birlikte yaşayanların evdeki eşyasını özenle korumak ve güvenlik altında bulundurmakla yükümlüdür.” hükmünü havidir.

Ev başkanının (Aile başkanının), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 369. maddesi gereğince ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumluluğu söz konusudur. Ev başkanı, ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunanların kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Zorunluluk halinde gerekli önlemlerin alınmasını yetkili makamlardan da istemek zorundadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 367. maddesinde belirtilen şekilde bir aile başkanın varlığı halinde küçük yaştaki çocuğunun ve/veya kısıtlı, akıl hastalığı yada akıl zayıflığı bulunan diğer aile fertlerinin kişilere verdiği zarardan sorumluluğu, velayet ve vesayet hukukunun da doğal gereğidir.

Ancak uygulamada, aile başkanına açılan davaların genel mahkemelerde açıldığı sıkça görülmektedir. Ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 369. maddesine dayalı açılacak davalar, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Kanunu’nun 4. maddesinde açıkça Türk Medeni Kanunu’nun 2. kitabından doğan dava ve işlerin Aile Mahkemesinde çözümleneceği açıkça belirtilmiştir.

Bu nedenledir ki; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E: 2009/ 14239, K: 2009/16080 sayı, 19.10.2009 tarihli kararında da (YKD.Aralık2009 s.2232) açıkça işaret edildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 369. maddesi gereğince ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan doğan sorumluluk davaları Aile Mahkemelerin görev alanına girmektedir.      



Ad Soyad :
E-Mail :
Web Sitesi :
Yorumunuz :
    Resimdeki karakterleri yazınız
   
web tasarım